Bugun...
Ücretsiz Aile İşçisi Olarak Kadın!


Cengiz Akalın Fikir Zemini
cengizakalin@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 02-11-2018 14:39

Kadınlar yaratılışları itibariyle biyolojik ve fiziksel olarak erkekler ile aynı kategoride değiller ve olamazlar. Bu onlar için bir eksiklik değil aksine bir ayrıcalık ve üstünlüktür.

‘Ne ayrıcalığı ne üstünlüğü, kadın erkekten üstün olabilir mi?’ diyen erkek kılıklılar olursa ki olacaktır. Bu erkek kılıklılara kadınların ayrıcalık ve üstünlükleri nelermiş sıralayalım da öğrensinler:

Kadın; öncesinde cennet kokusu kız, sonrasında cennetin ayaklarının altına serildiği ana.

Kadın; insan doğuran yani insanlığın kaynağı.

Kadın; insan üreten fabrika, bu fabrikanın işçisi, şefi, müdürü, patronu yani her şeyi.

Kadın; öğretmen. İnsan büyüten, yetiştiren, eğiten, öğreten.

Kadın; ailesi için aşçı. Ama en temiz ve sağlıklı yemekler yapan.

Kadın; ailesi için temizlikçi. Çamaşırı, bulaşığı, ütüsü ama en hijyenik, en âlâsını yapan.

Kadın; ailesi için kuaför. Hem manikür hem de pedikürcü.

Kadın; ailesi için asker. Erkeğini, evladını, evini koruyan.

Kadın; çocuklarının oyun arkadaşı, hem de en samimisinden.

Kadın; çocukları için yaptığı fedakârlıkları sayılamayacak kadar çok olan.

Kadın; erkeğinin sırtını dayadığı en sağlam dayanak.

Kadın; sevdiğini yüreğinin içinde saklayan.

Kadın; erkeğin eşi, erkekle eş, yani erkek ile aynı hatta daha üstün olan.

Kim ne derse desin bütün bu sayılanlar kadınların erkeklerden üstün olduğunun göstergesidir.

Ey erkek kılıklılar!

Yukarıda saydığımız bütün işleri ve meslekleri bir arada yapabilecek bir erkek var mıdır?

Kadın yukarıda saydıklarımız değil mi?

Kadın bütün bu sayılanları yapmıyor mu?

Yaptıklarının birçoğu başlı başına birer meslek değil midir?

Günümüzde her bir meslek için ayrı bir ücret alınmıyor mu?

Çağdaş ismiyle ‘ücretsiz aile işçisi’ yani ev kadını, ev hanımı olan kadınlar bunların karşılığında ne kadar ücret alıyor?

***

Günümüz kapitalist dünyasında kadın, bütün bu yaptıklarının üzerine bir de para kazanmak için çalışmaya zorlanıyor. Eşi, ailesi veya hükümetler tarafından.

Neymiş efendim ‘evde boş duracağına çalışsın, iş yapsın, üretsin, ekonomiye katkı sağlasın’ diyorlar.

Ey insan kılıklılar! Kadının evde boş durduğunu kim söyledi?

Yukarıda saydıklarımız çalışmak, iş yapmak ve üretmek değil midir?

Ey insan kılıklılar! Kadın sadece ekonomiye değil, ekonomiden daha önemli olan aileye ve topluma katkı sağlıyor.

Ücretsiz aile işçisi, ev hanımı, ev kadını her ne şekilde ifade edilirse edilsin, kadının en büyük çalışma alanı ve üretim yeri evidir.

Kadının bu yaptıklarını görmezden gelmek, kadına yapılabilecek en büyük zulümdür.

***

Kadın yaradılış itibariyle her zaman ilgi görmek, beğenilmek ve taktir edilmek ister.

Kadın erkeğinden ve ailesinden ilgiyi, beğeniyi ve taktiri görür.

Eğer kadın bu yaptıklarının üzerine bir de para kazanmak için çalıştırılıyorsa ilgi, beğeni ve taktiri çalıştığı işyerindeki hem kadın hem de erkeklerden de görmek isteyecektir.

Ailesi için yaşayan kadın, artık işyerindekiler için de yaşayacaktır.

Yukarıda saydığımız yaptıkları yetmezmiş gibi bir de para kazanmak için fazladan çalıştırılan kadın, iki ara bir derede kalmışçasına çırpınır ve aile içi huzursuzluklar başlar. Bu huzursuzluk ve çırpınışlara daha fazla dayanamayan kadın artık karar vermek zorundadır:

Erkeği ve ailesi mi? Yoksa para mı?

Para kazanmak için çalıştırılan kadın da gayet normal olarak parayı tercih edecektir. Bunun sonunda boşanmalar ile aileler yıkılmaya, çocuklar ana baba sevgisinden ve aile ocağından uzakta yetişmeye başlarlar ki bu da aile kurumunun ifsada uğraması demektir.

Aile kurumunun ifsada uğraması, toplumların çöküşünün habercisidir.

Cumhuriyet tarihi boyunca istihdam edilen yani para kazanmak için çalıştırılan kadın sayısı arttığı oranda boşanmaların ve ailelerin dağılmasının artması arasında doğru bir orantı vardır (İstatistiklere bakabilirsiniz).

***

Kadın istihdamına yönelik yapılan bütün çalışma ve teşvikler aile ve toplumun ifsadına ve kapitalizme hizmet etmekten başka bir işe yaramaz.

İstihdam edilen kadının para kazandığı, üretime ve ekonomiye katkı sağladığını dile getirenler; kapitalistler ve sadece kadını cinsel obje olarak gözünün önünden ayırmak istemeyen pis yaratıklardır.

Aslında kadınların istihdamına yönelik yapılan bütün çalışma ve teşvikler kadına yapılan en büyük hakaret ve aşağılamadır.

Şöyle ki: ailede ‘ücretsiz aile işçisi’ olarak çalışan kadın, yukarıda saydığımız bütün işleri yaptıktan sonra bir de para kazanmak için çalıştırılıyorsa, aslında kadına şöyle denilmektedir; ‘sen para kazanmadıktan sonra bir işe yaramıyorsun, ev içerisinde yaptıkların önemsiz ve değersizdir, kendini kanıtlaman için para kazanmalısın’.

Bu kadına yapılabilecek en büyük zulümdür.

Günümüzde özellikle özel sektörde çalışan kadınlar hangi ortamlarda ve kimlerin arasında çalışıyorlar? Ahlaksızların, şerefsizlerin arasında!

Ahlaksız ve şerefsizlerin arasında çalışmak zorunda bırakılan kadın sözle, gözle veya fiili tacize uğruyor, dövülüyor, itilip kakılıyor ve üçüncü sınıf insan muamelesi görüyor.

Niçin?

Para kazanmak için!

***

Kahrolası kapitalist ekonomik sistemde, çalışmayan nüfus ve işsizlik tanımına göre ‘ücretsiz aile işçisi olan ev hanımı, ev kadınları da üretmeyen işsizler olarak tanımlanmaktadır.

Ülkemiz de liberal kapitalist ekonomik sistemle, halk arasındaki adıyla ‘serbest piyasa ekonomisi’ ile yönetildiğinden bizim ülkemizde de ‘ücretsiz aile işçisi olan ev hanımı, ev kadınları da işsiz ve üretmeyenler olarak görülmektedir.

Bu vahşi kapitalist bakış açısının değiştirilmesi gerekmekte ve Medeni Kanun’da ev kadını veya ev hanımı için ‘ücretsiz aile işçisi’ tanımı yapılıp kanunlaştırılmalıdır.

Çalışan bütün evli erkeklerin hanımlarına da ‘ücretsiz aile işçisi’ olarak devlet tarafından asgari ücretin yarısı kadar dahi olsa bir ücret verilmelidir. Bunun için gerekli olan finansman da ülkedeki bütün çalışan işçilerden kesilen ‘İşsizlik Sigortası Fonundan’ sağlanabilir.

Bu fondaki paralar zaten işçilerin değil mi?

Kurulduğu günden beri bünyesinde 160 milyar (160 katrilyon) biriken ve her gün büyüyen bu rakam, bu fon ne işe yarar?

Yıllarca bu fona prim ödeyen işçilere, işten çıkarılınca 10 ay gibi komik bir süre ve asgari ücretten az bir maaş verilmektedir.

Toplanan bu para işçilerinse işten çıkarılan bir işçi, işsiz kaldığı süre boyunca niçin insan gibi maaş verilip doyurulmuyor?

***

Yazımızı okuyan; feminist, komünist, laik, kapitalist ve modern olduğunu iddia eden sözde müslüman zihniyetler; ‘sizler kadının çalışmasına, üretmesine ve özgür olmasına karşısınız’ derlerse.

Biz de onlara cevap olarak deriz ki; ‘ey insan kılıklılar! Yazımızın başında saydıklarımızı yapan kadın en büyük üreticidir. Yani emekçi, yani proleter, yani çalışandır. Sizin istediğiniz sadece kadının cinsel bir obje olarak gözünüzün önünde kalmasıdır’.

Selametle..



Bu yazı 843 defa okunmuştur.

YORUMLAR

AKIN SÖNMEZ
06-11-2018 10:02:00
Allah razı olsun Cengiz hocam... Gerçekten de çok verimli bir yazı kaleme almışsınız istifade edilesi manalar taşıyan bir yazı olmuş Çok teşekkürler... Şüphesiz ki bir memlekette işsizliğin artmasının müsebbibi de kadın istihdamıdır.. Yazınızda da ifade ettiğimiz üzere kadınlar çalıştırıldığında erkekler işsiz kalmaktadır ve bu sebeple evin maişetinin Sorumlusu olan erkek işsiz kaldığında işsizlik artmaktadır...

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI