Bugun...
Adalet Esaslı Bir Medeniyet İnşası Elzemdir


Ömer Serdar Kaplan Fikir Zemini
www.facebook.com/omerserdar.kaplan
 
 
facebook-paylas
Tarih: 13-02-2017 16:15

Adalet, ağır bir yüktür. Adalet olmazsa olmazdır.

Dünya insanları; adaletsizliğin getirileri olan zulüm, haksızlık ve karmaşalar ile boğuşmaktadır.

Müslümanlar adaleti esas alan bir hayat tarzını ve medeniyeti inşa edemedikleri hikmet ve irfan ile yoğrulu bir düşünce mecrası oluşturamadıkları için perişan darmadağın durumdadırlar.

İnsani ilişkilerden, toplumla ilişkilere, Devlet uygulamalarına kadar adaletin esas alındığı bir medeniyet inşa etmek elzemdir. Dünya insanlığının içinde bulunduğu zulüm, sömürü, baskılar, düşmanlıklardan kurtuluşu da buna bağlıdır.

Bu Ülkede yaşayan insanlar olarak ve özelde de Müslümanlar olarak her ferdin; adil olmakla yükümlülüğü vardır. Fert olarak adil olmaklığı toplumsal ilişkilere, ve toplumun isteğine uygun devlet katmanlarına taşımak mücadelesinde olmak gerekir.

Adalet; sana bana göre değil hakka uygun ve seni beni de kuşatan olmak noktasındadır. Adalet salt kanun uygulayıcılığından müteşekkil değildir. Adalet vicdanları tatmin eden, insanları mutmain kılan bir anlayış, bir hayat tarzıdır.

Öfke, kin veya düşmanlığa rağmen hakkın teslimi, hakkın ihkakı adaletin tesis edilmesidir.

Zaten Rabbimiz de Kuran’da; “İnsanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmediniz.” Buyuruyor.

Adaleti kendine göre, ahbap çavuş ilişkisine göre yontan, uygulayan anlayışlar asla adil değildir ve adalete de düşmandırlar. Bir şeyin Kanuni olması adil olması anlamına gelmez. Adil uygulama aynı zamanda toplum vicdanına hitap eden ve onu tatmin eden uygulamadır da.

Yaşadığımız Ülkede kanun uygulayıcılarının yaptıkları kanuna uygun olsa da toplum vicdanında adalet olarak yer ve karşılık bulamamaktadır. Örnekler isek; Bir katile 24 yıl hapis cezası verilmekte, iyi hal indirimi diye bir garabet ile 1/6  ceza indirimi uygulanmakta ve ceza 20 yıla inmektedir. İnfaz Yasasına göre yarısını yatması gerektiği söylenmektedir. Yani toplamda 10 yıl hapis yatacağı belirtilmektedir. Bunula da yetinilmemekte ve son bir yılı kaldığında şartlı tahliyeden yararlanmakta ve 9 yıl sonra hapisten çıkmaktadır. Şimdi bu tarz bir cinayet cezasının öldürülen şahıs veya şahısların geniş anlamda ailelerinde adaletin tesis edildiği sonucunu oluşturabilir mi? Elbette ki hayır. Ancak uygulama kanuna uygun mudur? Evet uygundur. 

Bu şekilde onlarca örneklemeler ile bir uygulamanın Kanuni olması ile adil olması arasında ciddi bir makas açıklığının olduğu bariz olarak görülmektedir.

Oysa ihtiyaç duyduğumuz ve bir medeniyet inşasına temel kılınması gereken husus, adaletin tesisidir. Adalet tesis edilirken; makam, güç ve imkan sahipleriyle, olmayanların mutlak eşitlikle adalete muhatap olmaları, ve uygulama veya davranışlarda içinde “sen-ben” olmayan bir anlayışın hakim olması elzemdir.

Adalet öfke veya sükunetin, nefret veya sevginin, düşmanlık veya dostluğun asla etkilemediği bir anlayışın-davranışın-bakışın adıdır da.

İnsan ilişkilerini adil bir ölçüye bağlayan fertler, toplumsal ilişkileri deadalete göre düzenlemeyi başaracaklardır. Toplum ilişkileri adil olan bir Ülkenin Devleti de adil olmak zorunda kalacaktır. İşte bu silsile tamamlandığında; düşünce sistematiği adalet, hikmet, irfan ile şekillenen, uygulaması adil, emin ve dürüst olan bir medeniyetin inşa edildiği görülecektir.

Bu Ülkeyi adil bir Ülke kılmak için öncelikle kendimizden ferağatta bulunmamız, adil olma gayretini hayatımıza aktarmamız, hikmet ve irfanı arayan, bulan, hayata geçiren bir düşünce tarzı ve hayatı oluşturmamız elzemdir ve acildir.

Emanet ve ahitlerine riayet edenler adil olanlardır. Ahlaklı olan adil olandır da.

Unutmayalım ki, Adalet içinde “sen-ben” olmayan kararlardır.



Bu yazı 1156 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI