Bugun...
Etki Ajanları ve Protestanlaştırılmak İstenen İslam..


Ömer Serdar Kaplan Fikir Zemini
www.facebook.com/omerserdar.kaplan
 
 
facebook-paylas
Tarih: 08-08-2016 11:23

Yaşadığımız ve Rabbimize hamdolsun başarısız olan kanlı darbe girişimi sonrası değerlendirmeler sorgulamalar yapılmakta ve herkes bulunduğu yerden kendi bakış açısıyla bir şeyleri sorgulamaktadır.

Bu noktada İslami grup, cemaat ve tarikatlar teşrih masasına yatırılmakta ve bilen bilmeyen herkes, herkesi kendine göre tard etmekte, kötülemekte ve belki de kendi mensubu olduğu yere alan açma gayesini de gütmektedir.

Bunlardan şöhret sahibi olan kimlerinin aslında bir tür etki ajanlığı görevini (bilinçli-Bilinçsiz) ifa ettiklerini söylemek mümkündür.

Son 30-40 yıldır İslam dünyasında İslam, protestanlaştırılmak istenmektedir. Bu çabalar değişik Müslüman kesimler/gruplar/cemaatler/tarikatlar üzerinden ve sofistike yöntemlerle icra edilmektedir.

Mealini okuduğu, eksik yarım anladığı Kurana çağıran, Peygamberimizi (s.) işi biten bir elçi gibi resmeden, İslam’ın 1400 yıllık tarihi birikimini yoksayarak kendisini direk Kuranla temas kuran olarak gören, Kuranı anlamaktan da uzak şunun bunun mealiyle hükümler kuran, Geçmişte içtihad yapanlara hakaret ederken kendisi de daha cesametli içtihatlarda bulunanları ciddi anlamıyla ETKİ AJANI kategorisinde görmek mümkündür.İslam’ı protestanlaştırmak isteyen bu ve benzeri düşünceleri savunanları, Batının bilinçli veya bilinçsiz ETKİ AJANLARI olarak nitelendirilmeleri mümkündür.

Öte yandan İslam’ı sadece hurafelere, menkıbelere ve rüyalara dayandırmaya çalışan, insanları kendisine bu yöntemlerle bağlama derdinde olanları ise tersinden uyuşturucu bir misyon üstlenen ETKİ AJANLARI olarak değerlendirmek mümkündür.

İslam Kur’an’da VASAT BİR ÜMMET olmamızı emrediyor. Yani itidal sahibi, mutedil, her türlü aşırılıktan kaçınan insanlar olmamızı emrediyor. Rabbimiz Nahl süresinde; “Allah Adaleti, İhsanı, ve yakın olanlara (akraba-komşu-arkadaş)vermeyi(İnfakı) emreder, Fahşadan (her tür aşırılıktan-fuhuştan), Her tür münkerden(günah ve inkardan), her tür azgınlıktan sizi men eder.” diye buyurmaktadır.

Adalet aynı zamanda dengede olmak, mutedil olmak anlamalarını da içermektedir. İnsan ilişkilerinden, insanlar arası yargıda bulunmaya kadar adalet sahibi olmak demek, aynı zamanda ifrat ve tefritte bulunmadan mutedil olmak anlamına gelir.

1400 yıllık tarihi birikimi, tecrübeyi dışlayan bir anlayış ile bu birikimden sadece menkıbe, hurafe, kerameti kendinden menkul tarz verileri alan anlayış birbirinin tersi olarak İslam’a zarar vermektedirler.

Bu coğrafyayı bir arada tutan, hikmet ve irfanı önemseyen Ehli Sünnet omurgaya söz ettiğimiz her iki taraftan da ciddi bir saldır mevcuttur. Oysa Ehli Sünnet omurganın varlığı aynı zamanda geniş anlamda İslam coğrafyasını VASAT ve İTİDAL sahibi kılan ana maya ve hamurun varlığıdır.

Öte yandan bu meşum FETÖ kalkışmasını, Ehli Sünnet omurgasını çökertip protestanlaştırılmış İslam anlayışının ikamesine araç kılmak isteyen üst aklın varlığını da unutmamak gerekir.

Protestanlaştırlan İslam; Batılı hegemonik aklın yıllardır arzuladığı, tarihinin bütün birikimini, İslam’ın hayatın ta kendisi olan ruh anlayış ve imanını ortadan kaldırmaktır. Bu zihniyetle, İslam’ı önce camilere hapsetmek, sonra da sadece söz ile “Müslümanım” diyen ve fakat İslam’ın hayatının hiçbir noktasına sirayet etmediği bir toplum oluşturmak istendiğini görmek gerekmektedir. FETÖ’nün yıllardır yaptığı da içi boşaltılmış ve protestanlaştırılmış bir İslam anlayışına hizmettir aynı zamanda.

Bu itibarla her kesim ve gurubun kendini sorgulaması elzemdir. Herkes kendi muhasebesini yaparken bir diğerini de elbette eleştirecektir. Ancak eleştiride itidal sahibi olmak, kantarın topuzunu kaçırmamak da gereklidir. Kendi muhasebesini yapmaktan imtina edip kendisini tek hakikat olarak görenler hatalıdır, yanlıştadır. Çünkü, her kesimin kendisine göre hataları, yanlışları vardır.

Her kesimin unutmaması gereken ortak bir nokta vardır. Kur’an’da peygamberlerin davetleri anlatılırken Peygamberlerin söylediği ve bize hatırlatılan ve uymamız istenen bir beyan vardır; “Ben bunun için sizden bir ücret(Karşılık-mükafat vs.) istemem benim ücretim (mükafatım) Allah’a aittir.”

Vesselam... 



Bu yazı 1438 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI