Bugun...
Genç kardeşlerime arzuhalimdir...


Veysel Yenigül Fikir Zemini
twitter.com/Veyselmir
 
 
facebook-paylas
Tarih: 13-11-2018 03:02

Genç kardeşim!

Belki de çoğunuzun tanımadığı size ait bir değer olan büyük mutasavvıf ve edebiyatçı Melayê Cizîrî der ki: ‘’Şuursuz bir insanın ateşe atılmış odun parçasından farkı yoktur.’’

Dinle şimdi ne diyeceğim;

İlk mesaj, ikra/oku/ diye başlar. Allah, önce "okuyun" diyor. Bu ‘oku’ ayeti tek tek bütün mümin fertleri sorumlu kılıyor. Yani, hakikati okumak, şuurlu ve uyanık olmak... Hiçbir ideoloji ve iktidar aygıtına ram olmadan adalet ve vicdanla hareket etmek... Okumak, yani kendini inşa etmektir. Kendini inşa edemeyen bir insan hiçbir şeyi inşa edemez. Her şeye yem olur.

Genç kardeşim,
Sosyal medyada kimi zaman profilin’de Aliya İzzetbegoviç, kimi zaman da Milosevic var. Hem Seyyid Kutup var hem Nasır, hatta Saddam var! Bazen Ömer Muhtar, bazen Mussolini var ama farkında değilsin… Zira şuur dediğimiz kavramın bir insana yüklediği hasletleri sizden esirgediler.

Oysa bunlardan biri kurban, diğeri cellat! 
Bir kalpte hem kurbana hem cellâtta muhabbet nasıl olabilir ki?
Olamaz. Sende bilinç kırılması oluşmuş!
Ve şizofren bilincin hışmına uğramışsın, üzgünüm...

*

Genç kardeşim!

Oku... Bu, seni yaratan Rabbin bir emri…
Oku ki, dünyadaki sahte tanrıların beynine, bileklerine ve ayaklarına taktıkları zincirlerden kurutulup özgürleşesin. 
Oku ki kendini bulasın, kendin olasın, kendine giden yolları keşfedebilesin.

*

Genç kardeşim, 

Başkalarının kutsallarına (velev ki batıl olsun) hakaret etme hakkın yoktur. 
Sen kendine bakmalısın. Hiçbir şekilde dayatmaları kabul etmemelisin. Fakat kimseye de "benim gibi inan, benim gibi düşün" dememelisin. 
"Benim dinim bana, senin dinin sana" deyip geçmelisin.

*

Şunu da bil; "İyi bir insan"dan eğer olursa "iyi bir Müslüman" olur, ama kötü bir müslümandan iyi insan olmaz. 

Bu açıdan temeline önce "insan olmak/insan/ı" almayı tercih ederim.

Zira "İyi bir Müslüman’ın kötü bir insan olması" ya da tersi "kötü bir insanın iyi müslüman olması" imkânsızdır.

*

Genç kardeşim!

Herhangi bir ırktan olmak gurur/onur vesilesi değil, olamaz. Bil ki, ırkıyla gurur duyanın zekası düşük, kişiliği sorunludur. Sadece iyi insan olmak, dürüst bir müslüman olmak gurur vesilesi olabilir.

*

Biliyor musun genç kardeşim?

Yemen'de açlıktan kıvrılan mazlum çocuklar, ''ümmetin umudu'' müslüman ülkemde Ahmet Kural'ın, şarkıcı sevgilisi Sılayı dövmesi kadar gündem olamadı.

*

Genç dostum, biz artık orta yaşlardayız. Okumalarımızın yanı sıra az çok tecrübe de edindik hayattan.

Müslüman coğrafyasında her Allah'ın günü insanlar ölüyor/ öldürülüyor…
Yemen'de zalim Suud ile diğer zalim İran'ın hakimiyet ve menfaat kavgası yüzünden her gün çocuklar ölüyor. İnsanlar açlıktan sefaletten kırılmış vaziyette. Bu mezhepçi asabiyetçi rejimler yüzünden tüm İslam coğrafyası ateş içinde kalmıştır. 
İşin ilginç yanı Yemen'deki bu trajediye artık duyarsızlaşan Müslümanların varlığı…
Oysa onlar sırf şii diye ölmeyi hak etmiyor.

Öte yandan geçen hafta İran'daki muhabir arkadaşlardan öğrendiğimiz bir haber: 
Biliyorsunuz İran ile Irak sınırlarında öteden beri insanlar kaçak yoldan rızkını temin ediyor. O ücra yerleşim yerlerine ulaşım yok, yatırım yok, üretim yok. Her iki devletten o sınır bölgelerine hiçbir şey yok. Oralarda yaşayan insanlar 2.sınıf vatandaş bile kabul edilmemiştir öteden beri. 
İnsanlar yaşamak için şu çağda bile doğal imkânlarını kullanıyor. Çünkü o sınırlar birer zulüm sınırıdır. İran devleti sınırda sadece güvenlik karakolları inşa ediyor. Başka bir politikası yok. Geçen hafta sınırda erzak taşıyan 7 köylüyü, (rejime muhalif silahlı örgüt üyesi olabilirler) bahanesiyle öldürmüşler. Oysa onların sadece ailelerine, çocuklarına erzak taşıyan köylüler, sivil insanlar olduğu anlaşılmış... 
Sanki "Haksız yere bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir" dinin hükmüne muhatap değillermiş gibi…

Peki, nereye kadar bu zalimlik ve barbarlık?

*

Genç kardeşim,

Yemen trajedisini niye konuşamıyoruz biliyor musun?

Şiilik ve Vehhabilik…  
Özellikle bu iki mezhep, dini salt politik bir silah haline dönüştürerek müslüman coğrafyasında sorunların sağduyulu ve aklıselimle çözülmesini engellediler. Hem küresel güçlerin silah ticaretini canlandırdılar, hem dünyaya ''İslam terörle bağdaşmaz'' savunusu yapmak zorunda bırakırlar bizi, (çünkü kendileri bu algıya hizmet ediyor) hem de kendi 'İslam' anlayışlarına paralel terör, şiddet örgütlerini ürettiler/üretiyorlar… Bu çok net gözüktüğü halde içimizden bazı romantikler, halen ''yanlış nerede'' deyip duruyorlar.

Genç kardeşim,

Suriye’yi de Müslüman ülkelerin ferasetsizliği ve asabiyetçi politikaları paramparça etti. Müslümanlar böyle olunca, küresel efendiler de elini kolunu sallayarak pastanın en büyüğünü kapmak için gelip oralara çöktü.

Hülasa genç kardeşim,

İnsanı huzursuz eden şey, sadece "kötülüğün sıradanlaşması" değil, kötülüğe karşı tüm gücüyle mücadele etmeye çalışırken, iyi olduğunu iddia edenlerin yola kurdukları tuzaklar ve bariyerlerdir.

Genç kardeşlerim…

Düşünün, çabalayın, çalışın, arayın; ama olabilir ki aradığınızı bulamaz, istediklerinize ulaşamazsınız hayata küsmeyin.
Unutmayın ki hayat bir imtihan sahnesidir.

En önemlisi de genç kardeşim, zor zamanlarda "kendin olabilmen" kendin kalabilmen…



Bu yazı 1246 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI