erotik shop
Bugun...
Dinin temel kaynaklarını araçsallaştırmak


Yusuf Yavuzyılmaz Fikir Zemini
yusufyavuzyilmaz@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 26-02-2017 03:34

Hiç  Kuşkusuz tarih boyunca en sık rastlanan olgulardan biri de dinin araçsallaştırılmasıdır. Dini araçsallaştırmak, dini değerleri kendi ahlaki ilkeleri doğrultusundan çıkararak ve bağlamından kopararak bireylerin kendine siyasal,toplumsal, ekonomik bir avantaj sağlamak için kullanılması sonucu gerçekleşen bir anlayış biçimidir.

Dinin araçsallaştırılması sadece uydurma hadis üzerinden yürüyen bir faaliyet değildir. Araçsallaştırma, bir zihniyet sorunudur daha çok. Dini kendi düşünceleri etrafında araçsallaştıran ilk topluluk olan Hariciler, düşüncelerini temellendirirken asla Sünneti(sahih de olsa) kullanmıyor, doğrudan Kur'an'ı temel aldıklarını, Kur'an'dan başka hiçbir kaynak kullanmadıklarını söylüyorlardı. Sadece Kur'an demeleri onların dini araçsallaştırmalarının önüne geçmiyordu. Onlar Hz. Ali'yi katletmek gerekir fetvasını Sünnetten değil, doğrudan, "Hüküm Allah'ındır" ayetinden alıyorlardı. Dolayısıyla dinin araçsallaştırılmasını sadece Sünnet üzerinden anlamlandırmak doğru bir yaklaşım değildir. Ancak hadis uydurma faaliyetinin büyük ölçüde dinin araçsallaştırılması gayretinden kaynaklandığını söylemek gerekir.  Şunu unutmamak gerekir: Dinin araçsallaştırılması sadece uydurma hadis üzerinden gerçekleşen bir durum değildir. Hadis uydurmayı dinin araçsallaştırması olarak gören birinin aynı faaliyeti Kur'an üzerinden yapabileceği de açıktır. Dinin araçsallaştırılmasını her ideoloji yapabilir. Kemalizm,Sosyalizm,Milliyetçilik, Türk ve Kürt milliyetçiliği, Liberalizm, İslamcılık... Kendi öğretisini Kur'an yoluyla desteklemek ve meşrulaştırmak amacıyla kullanıyorsa dini araçsallaştırıyor demektir. 

Her Kur'an ve Sünnetten bahseden dini araçsallaştırmakla suçlanabilir mi? Kuşkusuz hayır. Dini araçsallaştırmayanlar, dinin ahlaki ve ibadet hükümlerini Allah'a sorumluluk bilinci içinde yapanlardır. Kur'an ve Sünnetten kendi düşüncesini desteklemek için Allah'a sorumluluk bilincini ikincilleştiren, önemsizleştiren insanlar ise dini kendi menfaatleri uğruna araçsallaştırıyorlar demektir.

Dinin araçsallaştırılmasının ölçütü hangi kaynağı(Kur'an ve Sünnet) kullandığı değil, bu kaynağı kullanırken ahlaklı olup olmadığıdır. Dolayısıyla dinin araçsallaştırılması bir kaynak sorunu değil, ahlak sorunudur.

Dindarlığın ölçütü, bireyin Kur'an'ın öğretisine samimiyetle bağlı olmasına bağlıdır. Kendi düşüncelerini değişmez ve doğru olarak gören ve bu anlayışı meşrulaştırmak için Kur'an ve Sünnetten ölçütler bulmaya çalışanlar ise dini araçsallaştıranlardır.

Din deyince aklımıza, dürüstlük, yalan söylememe, adil olma, ahlaklı olma, zina etmeme, hırsızlık yapmama, gerçeği gizlememe gelmelidir.
Namaz, oruç gibi ibadetler yukarıdaki özelliklere sahip bir insanı inşa etmek içindir. Namaz kılan, oruç tutan ancak ahlaklı olmayan,kolaylıkla yalan söyleyen kişi dini araçsallaştırmanın eşiğindedir.

Din ahlaktır diyerek namaz,oruç, hac gibi ibadetleri önemsizleştirmeye çalışan anlayışa karşı uyanık olmak gerekir. Din hem ahlak, hem de Allah'a ve İnsanlara karşı sorumluluklarımızla doludur.

Bir kişiyi Kur'an ve Sünneti araçsallaştırmakla suçlayanlar başka bir araçsallaştırmanın eşiğinde durabilirler. Kuran ve Sünnet, hiç kimsenin sosyal,siyasal,ekonomik hayatta yaptıklarını meşrulaştırıcı araçlar değildir. Bu faaliyetlerinde uyması gereken evrensel ve değişmez ahlaki ilkelerdir.

Belirli dönemlerde dini haasasiyetlerinden dolayı sıkıntı çeken insanların sorunlarını çözmek amacıyla yapılan girişimlere dinin araçsallaştırılması denemez kuşkusuz. Dinin araçsallaştırılması dindarların sorunlarını çözmek amacıyla değil, kendi siyasal gelecekleri üzerinden değerlendirenlerin tavırlarından beslenmektedir.



Bu yazı 1340 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI