erotik shop
Bugun...
Fetö ile mücadele çok zor dostum çok...


Yusuf Yavuzyılmaz Fikir Zemini
yusufyavuzyilmaz@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 09-05-2017 02:29

15 Temmuz darbe girişiminden beri yaşanan süreç, bu örgütün arkasındaki temel aktör olan FETÖ terör örgütü ile mücadelenin zor olduğunu gösteriyor. Zorluk bir taraftan kendini gizlemeyi temel strateji olarak kabul eden bir örgütün çözümlenmesinin  kolay olmamasına, diğer yandan ise uluslararası güçlerin örgüte sürekli destek vermesi ile ilgilidir.

Yunanistan’dan ABD’ye kadar neredeyse hiçbir ülke, darbeye katılan  örgüt mensuplarını teslim etmemektedir. Bu tutum uluslararası alanda,15 Temmuz Darbe girişiminin bir darbe girişimi olarak kabul edilmediğini göstermektedir. Kaldı ki, FETÖ örgütü Türkiye’ye tuzak kurmak isteyenlerin hala kullandığı bir örgüttür. Bu yüzden yurt dışındaki örgüt mensuplarının kolay teslim edilmeleri beklenmemelidir.

Öyle görülüyor ki, uluslararası sistemin işleyişine taş koyduğu düşünülen Erdoğan, tıpkı Mursi gibi bir askeri darbeyle devrilmek istenmiştir. Darbe başarısız olmasına karşın darbecilerin tüm ülkelerde korunmaya alınması, darbenin arkasında büyük bir koalisyonun olduğunu gösteriyor.

Strateji uzmanı Bülent Orakoğlu’nun analizi örgütle mücadelenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor: "15 Temmuz darbe girişiminin kara kutusu, firari TSK imamı Adil Öksüz'ü Sakarya'da arayan ekibin başında bulunan Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli KOM müdürünün Emniyet'in "mahrem imamı olduğu" iddiasıyla açığa alınması, Öksüz'ün neden yakalanamadığını ve Türkiye genelinde kripto mahrem imamlar tarafından korumaya alındığının açık işaretlerini taşıyor.Tabii ki ortadan kaldırılmadıysa?" (Bülent Orakoğlu, Yeni Şafak, 8 Mayıs 2017)

Türkiye FETÖ’nün kendini gizleyen elemanlarının eliyle FETÖ ile mücadele etmek gibi bir açmazın içindedir. Bir taraftan devlet içindeki FETÖ mensupları ile mücadele ederken, diğer yandan FETÖ terör örgütüne üye olmaktan tutuklananları yargılamaya çalışmaktadır. Kuşkusuz devletin içindeki tüm görevliler FETÖ elemanı değildir. Ancak devletin içinde kendini başarıyla gizleyen kripto FETÖ’cüler, FETÖ ile mücadeleyi aksatmak için ellerinden geleni yapmaktadır. Tutukluları yargılayıp serbest bırakan yargı mensubu bir süre sonra FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanmaktadır. Bu kadar karmaşık durumun olduğu yargılama süreçlerinde adli hataların yapılması da normal karşılanmalıdır. Ancak yine de bir suçsuz insanın bile bir gün cezaevinde bulunmaması amaçlanmalıdır.

“İstanbul'da FETÖ operasyonda FETÖ sanığını serbest bırakan hakimi FETÖ'den rüşvet aldı diye tutuklayan hakim FETÖ'den tutuklandı.” gibi ifadelerin basında yer alması artık normal karşılanmaktadır. FETÖ ile mücadele edenlerin FETÖ’cü olma ihtimali korkunçtur. Bu insanların FETÖ’cü olmayanları FETÖ’cü diye cezalandırmaya çalışmaları da kuvvetli ihtimaldir ve bu tür saptırıcı davranışlar mutlaka engellenmelidir.

Kuşkusuz bir de kamuoyu vicdanını yaralayan olaylara rastlanmaktadır. Bunlardan biri, İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Kavurmacı’nın serbest bırakılmasıdır. Ömer Kavurmacı gibi işadamları seviyesinde örgütle iç içe olan biri serbest kalırken alt düzeydeki isimlerin yüksek cezalarla yargılanması kamuoyu vicdanını yaralamaktadır.

Kendini gizlemeyi amaç edinmiş bir örgütle mücadele ederken “at izinin, it izine karışması” bir yere kadar normal kabul edilebilir. Burada önemli olan yargılamaların süratli ve adil bir şekilde yapılmasıdır.

Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal’ın uyarısı da yerindedir: “16 Temmuz akşamı Demokrasi Mitingleri'nin yapıldığı her meydanda millet vardı; 17 Temmuz ve sonrasında lüks arabalarıyla müteahhitler geldiler, ikbal arayışındaki bürokratlar geldiler, kamufle olmaya çalışan soysuz Fetullahçılar geldiler. Meydanlarda millete yer kalmadı” “15 Temmuz'dan önce, yalan söyleyen, iftira atan, algı operasyonu yapan “Fuatavni” derler bir Fetullahçı sosyal medya hesabı vardı. 15 Temmuz'da o hesap kapandı. Şimdi artık “Fuatavni” hesabına benzeyen onlarca hesap var. Fetullah karşıtı gibi görünüyor, Fetullahçı tüm ahlaksız yöntemleri pervasızca kullanıyorlar. Yalan, iftira, algı operasyonu, ahlaksızlık, itibar suikastları sınır tanımıyor.” Bu tür manipülasyonlara karşı çok dikkatli davranmak gerekir. Unutulmamalıdır ki, kamuoyu oluşturma FETÖ örgütünün en başarılı olduğu alanlardan biridir.

Elbette insanlar yargılamalardan adalet beklemekte haklılar. İsteğimiz bütün suçluların cezalandırılması, hiçbir masumun ise haksız yere ceza almamasıdır. Cezalandırmalarda yapılan adli hatalar konusunda uyarılarımızı yapar, sonrada 15 Temmuz şehidi Halil Kantarcının eşi Ayşe Kantarcı’nın sözlerini rehber kabul ederiz: “... Her yere çöreklenmiş ama siyasete ve siyasi yakınlarına bulaşmamış olan FETÖ’ yü ve onlara mensup hakiki zalimleri İlahi adalete bırakırız, önümüze bakarız ...”



Bu yazı 1340 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI