erotik shop
Bugun...
İran'da neler oluyor?


Yusuf Yavuzyılmaz Fikir Zemini
yusufyavuzyilmaz@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 14-01-2018 16:03

İran’daki olayları analiz ederken öncelikle unutulmaması gereken İran’ın Mısır ve Türkiye ile birlikte köklü tarihi, siyasi ve kültürel derinliği olan bir ülke olması gerçeğidir. Dolayısıyla Batılı siyasal merkezler için en çok dikkate alınan ülkeler bunlardır. Dolayısıyla bu ülkeleri değerlendirirken tarihsel, siyasal ve kültürel derinliklerini bilmekte fayda var.

İran özelinde oluşan protesto hareketlerinin hiç kuşkusuz tetikleyici iç ve dış sebepleri vardır. Bu bir taraftan İran İslam Devrimi’nin geçirdiği aşamalar ve dönüşüm/değişim ve başkalaşma, diğer taraftan İran ile diğer ülkeler arasındaki ilişkilere, son olarak da İran’ın Ortadoğu bölgesinde güttüğü siyaset ile yakından ilgilidir. Olayın bir başka yönü de iç politikada meydana gelen çekişmelerin doğurduğu gerilim ve kötüleşen ekonomik durumun yarattığı memnuniyetsizlik ile ilgilidir.

Sağlıklı bir İran değerlendirmesi için şu parametrelerin değerlendirilmesine ihtiyaç vardır:

1-İran İslam tarihinin en önemli merkezlerinden biridir. Geçmişten gelen kültürünün özellikle İslam siyaset teorisinin gelişmesine büyük etkisi olmuştur. Muhammed Abid Cabiri'nin deyimiyle, özünde "Sultana itaat Allah'a itaattir " şeklinde ortaya çıkan ve İbn Mukaffa tarafından, Emeviler döneminde İslam dünyasında taşınan " İtaat ahlakı", İslam siyaset teorisini derinden etkilemiştir.

2- İran hakkında sağlıklı analiz yapabilmek için Pers siyasal aklının nasıl çalıştığını bilmek gerekir. Bunun için Pers ulusalcılığı, Şii inancı, Safevi Şia’sı ve Şia inancının parametrelerini ve yas kültürünü bilmek gerekir. 
Ne yazık ki İran analizlerini çoğu kahvehane dedikodusu ve popüler tarihçiliğin kalitesiz örnekleridir

3- İran İslam anlayışını oluşturan temel parametrelerden biri de, Hz. Hüseyin'in şahadeti üzerine inşa edilen mağduriyet ideolojisi ve yas kültürüdür. Bu yas kültürü kendine özgü bir siyasal anlayış üretmektedir.

3- İslam tarihinde Hilafetten sistematik bir biçimde uzaklaştırıldığına inanılan Hz. Ali anlatısı da son derece belirleyicidir. Bu anlayış İslam tarihinde merkezi anlayışın dışında bir siyasal muhalefet odağı oluşturmuştur.

4- İslam’ı Şii anlatım üzerinden okuma anlayışı da, İran siyasetinin ana belirleyicilerinden biri olmuştur. Özellikle Kum kentinde yapılanan Şii dini öğreti bağımsızlığını büyük ölçüde korumuş ve nispeten devletin baskısından uzak kalmıştır.

5- İmamet ve Mehdi miti İran siyaseti üzerinde belirleyici bir faktördür. 12.İmam olan Mehdi aslında ölmemiştir, gayb aleminde yaşamaktadır ve dünyanın zulümle dolduğu bir tarihsel dönemde dönerek kendine inananlarla tarihin gidişine müdahil olacaktır. Aslında İran’da geçerli olan Usuli ve Ahbari fırkaları arasındaki temel farklardan biri Mehdi konusudur.

6- Humeyni'nin tüm çabalarına karşı oluşan molla kast sistemi ve halkta yarattığı öfke İran siyaseti için önemli bir parametredir. Mollalardan bazılarının yolsuzluğa bulaşmaları, toplumdaki siyasal farklılaşmaları eleştiri konusu olmaktadır.

7- Amerika ve İsrail'in Iran karşıtı tutumu İran’daki protestoların meşruiyetini bitirmiştir. Çünkü yıllardır uyguladıkları İslam karşıtı politikalar bölgede haklı olarak bir Amerika ve İsrail karşıtlığı yaratmıştır. Bundan dolayı Amerika ve İsrail’in desteklediği hareketlerin meşruiyet bulması mümkün değildir.

8-Amerika ve İsrail'in rejim karşıtı her girişime destek vermesi bölgedeki önemli bir parametredir. Amerika ve İsrail bölgedeki en nefret edilen güçlerdir. 

9- İran'ın Suriye ve Lübnan'daki sınır ötesi etkisi. Lübnan' da İran destekli Hizbullah örgütünün özellikle İsrail karşı giriştiği mücadelenin yarattığı sempati, Suriye'de kanlı bir diktatör verilen destekle yitirildi.

10- Kötüleşen ekonomik durum İran’daki protestoları tetiklemiştir.

11- Son zamanlarda ortaya çıkan Arabistan ve Iran geriliminin altında yatan sebeplerden birinin de mezhebi alan kazanma iddiası olduğu açıktır.

13- Kabul etmek gerekir ki , 1979 yılın da İran'da gerçekleşen devrim İslam dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı. Ancak özellikle Humeyni sonrası izlenen politikalar büyük bir kırılmaya yol açtı. Son olarak Suriye'de bunca katliama karşın İran'ın bir diktatör olan Esad'ın arkasında durması kuşkuları daha da artırdı.

Sonuç: "Başınıza gelenler, kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir."(Aziz Kur'an). Hiçbir toplum sorunları sadece kendi dışındaki güçlere atarak sorumluluktan kurtulamaz. İran rejiminin yarattığı ortam konusunda Abdülkerim Suruş’un ifadeleri üzereinde hepimizin düşünmesi gerekir:  

"Ey Yüce Allah’ım!
Ben Gazali’den bir şey öğrendim: Söz konusu olan Yezid bile olsa ben asla birini lanetlememeliyim. Ancak şimdi ben alçak gönüllülükle bu kafir yetiştiricisi İran İslam Cumhuriyeti’ni lanetlemek için senin iznini talep ediyorum." Hiçbir rejim İslam adına, aydınlara ülkesini yaşanmaz hale getirme hakkına sahip değildir. 



Bu yazı 790 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI