erotik shop
Bugun...
Kürt aydınlarının ufuksuzluğu ve marjinal 'Kürt İslamcı' çevreler


Yusuf Yavuzyılmaz Fikir Zemini
yusufyavuzyilmaz@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 31-01-2017 22:51

Yıllardır süren Kürt sorununun önemli paydaşlarından biri de Kürt aydınlarının ufuksuzluğudur. Kuşkusuz aydınlar bir hareketin en önemli parçalarıdır. Aydınların içinde bulundukları sosyolojik zemini ve dünya koşullarını iyi analiz edememeleri, sorunun çözümü önündeki en büyük engellerden biridir.

Kürt milliyetçi aydınının ufuksuzluğu Barzani'nin Türkiye'yi stratejik ortak kabul etmesini kabullenmekte zorlanıyor ve bunun parametrelerini analiz edemiyor. Kendisinin sorun olarak gördüğü ortaklığın Barzani tarafından çözümün en önemli bileşeni olduğunu bile anlamaktan acizdir. Ne yazık ki,marjinal de olsa gettolarda egemen oluyor bu anlayışlar. 
Bu tarihsiz ve kültürsüzlükle hiçbir yere varamayacaklarını bile anlayamayan bir zavallılık çevrelerini sarıyor.

Barzani konusunda yaşanan tartışmalar, Kürt milliyetçi aydınının ufuksuzluğunu göstermesi bakımından ders niteliğinde. Kürt milliyetçi aydınları Barzani'nin siyasal ufkunun oldukça gerisindedir. Sadece Barzani değerlendirmeleri bile, Kürt milliyetçi aydınının zavallılığını göstermesi bakımından önemli bir ölçüttür.  

Kürt milliyetçi aydınlarının, görüşlerinin hemen hiçbir tarihsel derinliği yok. İzlediğim kadarıyla gerçekleşmesine imkan olmayan, Kürt halkı tarafından kabullenilmesi mümkün olmayan ütopyaların etrafında gereksiz tartışmalarla zaman geçiriyorlar. Bu tür tartışmalar halkın desteğini sağlanmadığı gibi, kendilerini daha da marjinalleştiriyor.

Kürt aydınları ve Kürt siyasal temsilcileri ile Kürt halkı arasındaki siyasal ilişki biçiminin niteliği esaslı bir sorgulamadan geçirilmelidir. PKK/HDP çizgisi, bu konuda sağlıklı eleştiri yapmaktan özenle kaçınmaktadır.

Kürt aydınlarının PKK/HDP özelindeki başarısızlığı allayıp pullayıp bir başarıymış gibi sunma anlayışından vazgeçmelidir. Ayrıca bu çevrelerde karşılaşılan sorunların sürekli dış faktörlere aktarılarak anlamlandırılma çabaları iç eleştiriyi engelleyen en önemli faktörlerden biridir.

Kürt aydınları ve özellikle Kürt siyasal hareketi önlerine çıkan fırsatları değerlendirme konusunda son derece başarısızdır. Değişen koşullar için yeni çözümler gerektiği halde, PKK/HDP yöntemlerini hiç değiştirmemektedir.

İslami geçmişten gelen Kürt aydınlarının bir kısmının da sürekli Türk İslamcılığı eleştirisi üzerinden konuşmaları, kuşkusuz Kürt halkının dinsel anlamda PKK/HDP çizgisine karşı olan antipatisini kırmak içindir. Bu noktada iki halk arasında din üzerinden var olan birlikteliği parçalamak için Türk İslamcılığı sürekli olarak ötekileştirilmekte ve iki halk arasındaki ilişki kopartılmaya çalışılmaktadır. Bilinç altındaki etken Türklerin İslamcı anlayışları Türkleştiği tezinden hareketle, benzer bir biçimde, Kürtlerin İslami anlayışının da Kürt milliyetçiliğini onaylayacak bir biçime dönüştürme gayretidir.  İki halk arasındaki farklılığı keskinleştirmek için birlikteliği çağrıştıran İslam kardeşliği ve ümmetçilik de eleştirilecektir.

80 ve 90'lı yıllarda feodalizm, şeyh ve gericilik üzerinden PKK tarafından yapılan din eleştirileri bir ölçüde Kürt gençleri üzerinde etkili olmuştur. Şimdi aynı rolü İslamcılık eleştirisi üzerinden Kürt İslamcı aydınları oynamaktadır. Kürt İslamcıları nitelemesi Azadi gibi siyasal İslamcılık üzerinden bir Kürt milliyetçisi söylem üreten, Kürtlerin genel İslam anlayışına karşı marjinal bir zihniyete işaret etmektedir.

80 ve 90'lı yıllarda yoğun olarak sol-sosyalist söylemin etkisiyle, Kürt milli bilincini engellediğinden dolayı yoğun bir şekilde PKK tarafından eleştirilen İslam, günümüzde İslamcılık üzerinden bizzat Kürt İslamcıları(Azadi çevresi gibi fazla etkili olmayan marjinal söylem) tarafından yapılmaktadır. Kürt İslamcıların(Özellikle Azadi çevresi) ümmet ve İslam kardeşliğine yönelik eleştirileri son tahlilde İslam kardeşliği ve ümmet düşüncesinin Kürt ulusal bilincini engellediğine varacaktır. Aslında söylenmek istenen dinin Kürt milli bilincini engellediğine dönük PKK söyleminin güncellenmesinden ibarettir.

Kürt aydınlarında ve siyasal çevrelerinde ne yazık ki, iç eleştiri yok denecek kadar azdır. Özellikle bir intihardan başka hiçbir başarılı sonuç üretmemiş olan hendek siyasetinin desteklenmesi ve sonrasında ciddi bir eleştirel yaklaşımın olmaması bile rahatsız etmiyor Kürt aydınları.

Mazlum-der ve Azadi üzerinden yürüyen mücadelenin parametreleri PKK'nın artık terk ettiği 90'lı yılların retoriğidir. Bundan dolayı bu hareketler marjinal kalmaya ve önemli bir alternatif oluşturamadan PKK/HDP durağına demir atmaya mahkumdur.



Bu yazı 1208 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI