Bugun...
Seçime Doğru Gözlemler


Yusuf Yavuzyılmaz Fikir Zemini
yusufyavuzyilmaz@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 02-03-2019 00:38

Muhafazakar - dindar seçmen kitlesi, iktidarın hatalarından yola çıkarak bir siyasal tavır belirlemekten çok, yerine geçmesi muhtemel olan muhalefetten duyduğu endişeyi öne çıkararak tavrını belirliyor. Pireye kızıp yorganı yakmak istemiyor. Muhalefet, bu kitlenin yorgan endişesini gidermek zorundadır. Her ne olursa olsun iç tartışmalarını bitirmiş Ak Parti, muhalefetin içinde bulunduğu karışık durumun getirdiği olumsuzluktan dolayı avantajlı. Kuşkusuz bir de Erdoğan faktörü var. Seçmenden kararsızlığı fazla olması şundan olabilir: İktidara kızıyor, ama muhalefetten umudu yok. Gelecekle ilgili yorumlar, nihayetinde birer tahmin. Muhalefet, muhafazakar dindar kitlenin endişelerini ve kendilerine olan güvensizliğini aşabildi mi? Sonuç bu sorunun cevabında gizli. Seçim sonuçları fırtınaya gebe. Herkes açısından.

XXX

            Seçim nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, her belediye başkanını karşısında ona oy vermeyen bir kitle olacaktır. Karşıdaki kitle ister % 49 isterse % 1 olsun seçilenler onların isteklerini dikkate almalıdır.

XXX

            Muhalefetseniz, iktidara talipseniz, kuşatıcı, ahlaki ve kimseyi incitmeyen bir dil kullanmalısınız. Ama içinizde yoksa, yapılacak bir şey yok. Sizden iyi bir polemikçi olur belki, ama bir gönül insanı asla. İnsanın içindeki sorunlu tarafı gizleme çabası çoğunlukla başarısız olur.

XXX

            Başarısız ve ütopik siyaset nasıl yapıldığının en iyi örneği, Yeniçağ Gazetesi etrafında toplanan Ulusalcı/ Kemalist / Seküler milliyetçi gazeteci aydınlardır. Yaptıkları yorumlar ve seçim tahminleriyle ilgili sonucu 31 Martta göreceğiz kuşkusuz. Militan taraftarlığın sosyolojik gerçekleri örtemeyeceği ortaya çıkacak. Dediğimi anlamak için, 24 Haziran seçim sonuçları ile ilgili gazetenin yorumları ile ilgili arşive girin ve seçim sonuçları ile karşılaştırma yapın. Daha büyük sorun ise sadece bu gazeteyi takip eden kitlenin okuduklarını gerçek zannederek manipüle olması. Gerçek ortaya çıkınca ne olacak;
" trafoya kedi girdi."

XXX

            Muhalefet, eleştiri yaparken, eleştirdiği şeyleri yapmayarak kamuoyunun huzuruna çıkacak ki, etkili olsun

XXX

            Saadet Partisi ve İP, neden büyük kitlelerin ilgisini çekemiyor. Çünkü iddia ettikleri siyaset tarzı kendilerinde de diğerleri kadar, hatta daha fazla yok.

            Bütün partiler karşısındakini eleştiriyor. Ama eleştirdiklerinin aynısı kendi partisinde de fazlasıyla var.

            Siyasileri suçlayan ve eleştiren insanların önemli bir bölümünün kendi menfaatleri için hiçbir ahlaki ilkeyi çiğnemekten çekinmedikleri açıktır.

xxx

            Hiç kuşku yok ki, Abdullah Gül ve Ali Babacan öncülüğündeki yeni parti arayışları bir taraftan Ak Partinin alacağı oy oranına, diğer yandan toplumsal zeminde oluşacak ihtiyaca bağlı. Bu arayışlar Erdoğan'ın siyasal performansına bağlı.

xxx

Bir parti, cemaat, sivil toplum örgütü ile aktif bağlantısı ilan birinin, kendi partisini veya ait olduğu grubu savunması normaldir. Ancak gerçekliğin sadece kendi partisinde olduğunu savunarak, diğerlerini bütünüyle dışlaması kabul edilemez. Bu kişiler genellikle içinde bulundukları yapının militanıdır. Kendine dönük her eleştiriyi ihanet olarak görür. Kuşkusuz bu kişilerin parti aidiyetleri ulaşmak istedikleri hedef ile sınırlıdır. Bulunduğu grupta hedefine ulaşamıyor ise kolaylıkla başka bir gruba geçer. Onun ahlaki bir mücadelesi yoktur. Parti veya grupla bağlantısı, o araçları bireysel amaçları için kullanma isteğiyle doğru orantılıdır. Bireysel amaçları gerçekleştiğinde, en iyi partinin kendi partisi olduğu iddia ederken, gerçekleşmeyince her tür suçlamayı yapmaktan kaçınmaz. Vatan, Millet, din, iman, bayrak kavramlarının arkasına sığınarak kendi amaçlarını gerçekleştirmek ister. Onun için tek kutsal vardır: çıkarları.

HDP ile PKK ilişkisinde belirleyici olanın PKK olması çok önemli bir sorun.

HDP'nin demokratik siyasetin içine çekilmesi kuşkusuz Türkiye'nin yararınadır. HDP'nin bunu hedeflemesi gerekir. HDP'nin PKK ekseninde siyaseti terk etmesiyle mümkün olabilir bu. HDP bunu yaparsa varlığını sürdürebilir mi sorusu da önemli.

xxx

İdris Naim Şahin SP'den aday oldu. Kuşkusuz bu her partide olan transferler. İşte sorun tam da burada. Her partinin yaptığını yapıyorsanız, diğerlerinden farkınız yok demektir. Oysa muhalif olma, diğerlerinin yaptığı olumsuzluğa direnmekle mümkün. Farklı olma, alternatif olma, iktidara aday olma, diğerleri ile aynileşmekle değil, farklılaşma ve ahlakı bir düzlemde durmakla olur. Anlaşılan muhalefetin buna niyeti yok.

XXX

Saadet Partisinin en büyük sorunu, geleneksel olarak destek aldığı ve daha sonra kaybettiği seçmen kitlesine ulaşma konusundaki başarısızlığıdır.

XXX

AK Partinin en büyük sorunu, devletçilik ve milliyetçiliğe evrilmesidir.

XXX

HDP, suskun kalmadığı/ kalmadığı sürece, CHP'deki Kemalistleri, İP'deki milliyetçileri ve ulusalcı Kemalistlerin tedirgin ediyor. HDP sözcüsünün "Batı da Ak partiye kaybettireceğiz " demecinin,  Millet İttifakına kaybettirme ihtimali büyük.

XXX

Legal olarak seçime giren her parti diğeri ile işbirliğine gidebilir. Burada hukuki bir sorun yok. Sorun yapılan işbirliklerinin toplumda nasıl karşılanacağı ile ilgilidir. Ak Parti, MHP, CHP, HDP, İP ve SP birer sivil toplum örgütü, cemaat veya düşünce kuruluşu değildir. Partiler için önemli olan seçimde en iyi sonuçları alabilecekleri adımlar o atmaktır. Partilerin hukuki bakımdan sorun olmayan işbirlikleri, siyasal anlamda sorun oluşturabilir. Bunu da bize seçim sonuçları gösterecek.

XXX

Milliyetçiliğin her türüne mesafeli durduğum gibi, İP'nin inşa etmeye çalıştığı seküler milliyetçiliğe de karşıyım. Bu tip anlayışların ötekini zorunlu olarak dışlandığını düşünüyor, çok sayıda etnik unsuru barındıran Anadolu için sağlıklı ve birleştirici bir ideolojik tutum olmadığını savunuyorum.

XXX

Bu seçime katılım oranı diğerleri kadar yüksek olmayabilir. Hem iktidarı hem de muhalefeti beğenmeyen bir kitlenin varlığı aşikar. Bu da 20- 30 arası bir kararsız kitle yaratıyor. Muhalefet şu soru üzerine yoğunlaşmak zorunda: " Karasızlar niçin bize yönelmeyip kararsız kalıyorlar?" Karasızlar muhalefete yönelmediği sürece bu kitleden en çok oyu iktidarın alacağı açık. 
Kararsız seçmenin kolaylıkla yöneleceği bir muhalefet partisinin olmayışı ne kadar acı. Belki de yeni parti arayışları bu noktadan hareket ediyor. 
Tabi hareket noktası 31 Mart ertesi olacak.

XXX

Muhalefet, iktidara gelmek istiyorsa tüm toplum kesimlerini kuşatıcı dil kullanmalıdır. Oysa kendi kitlesini kontrol etmek için lokal bir dili tercih ediyorlar. Sadece Erdoğan karşıtlığı kuşkusuz yetmeyecektir. Türkiye tasavvurunu da anlatmak zorundalar.

XXX

Partilerin ana sorunu, muhaliflerine güven verememesidir. Oysa tüm toplumsal kesimleri ( Türk, Kürt, Sünni, Alevi) kucaklayan bir siyasal anlayışa ihtiyaç var. Sol Kemalistler, muhafaza karlara; muhafazakar partiler ise Sol/ Kemalist/ Alevilere güven veremiyor. Siyaset uzlaşma değil çatışma üzerinden yürüyor.

XXX


            Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan 'da herkes gibi parti kurma hakkına sahiptir. Sorun olan sessiz kalmayı tercih etmeleridir. Ya "böyle bir çalışmanın içinde değiliz" , ya da " Biz süreçten memnun değiliz, yeni bir siyasal arayış içindeyiz" diyerek kamuoyu önüne çıkmaları gerekir.

XXX

Ak Parti ve SP'nin birbirine karşı kullandığı dışlayıcı ve ötekileştirici tahripkar dil hiç kuşku yok ki, ikisine de zarar verecektir. Bunu her iki parti militanlarının anlamasına imkan yok. Çünkü kullandıkları dil, sorunlu. 
Kuşku yok ki, siyasal davranış olarak birbirlerini eleştirebilirler. Ama kelami bir dil üzerinden suçlamak sorunlu. Özellikle SP'lilerin muhalefet yaparken kelami bir dil kullanması ve firavun, kafir gibi tanımlamalar kullanması doğru değil. Bu tür bir dile yaşadığım ilçede parti içinde etkili bir kişide rastladım maalesef.

XXX

Öyle görülüyor ki, SP, kendine rakip olarak Ak Partiyi görmektedir. Ak Parti dışında her parti ile işbirliğine açık. Bu da bir siyasal tercihtir ve kuşkusuz siyasal bir karşılığı olacaktır.

XXX

Bir Müslüman için içinde bulunduğu parti, cemaat, vakıf ve sivil toplum örgütünün konumu İslam'la eşitlenemez ve İslam'ın üzerine çıkamaz.

XXX

HDP, Şanlıurfa adayının SP Lehine yarıştan çekilmesi konusunda demokratik anlamda bir sorun yoktur. Çünkü HDP, meşru bir siyasal partidir. Dolayısıyla istediği partiyle anlaşıp seçimden çekilmesinde hukuki ve yasal bir sorun yoktur. Kuşkusuz SP açısından da sorun yok. Sorun siyasi anlamda olabilir. Yani seçmenin bu durumu nasıl karşılayacağıdır.

XXX

Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı tek adam ve diktatörlükle suçlarken, CHP içinde kendi konumunu ve idare tarzını hiç dikkate almıyor galiba. Belediye başkan adaylarını genellikle parti örgütü dışında belirleyen bir siyasi liderin başkasını diktatörlükle suçlaması ironi değilse nedir?

XXX

Demokratik yönetimlerden bir terör örgütü ile organik ilişki hiçbir şekilde kabul edilemez.

XXX

Kuşkusuz elde ettiği siyasal pozisyonu bir terör örgütünün emrine vermek zorunludur. Kuşkusuz HDP ile PKK arasında bir bağ var. Ama bu belirlenir hukuki değer taşımaz. Hukuki değer taşıması için bu ilişkinin somut delillerle ortaya konması gerekir. Halkın oylarıyla seçilen HDP li belediyeler, hiç kuşku yok ki meşrudur. Bu meşruiyet PKK terör örgütü ile ilişkiye girdiğinde ortadan kalkar. Bu durumda hukukun gereği yapılır, yapılmalıdır da.

XXX

Ak Parti sonrası, muhafazakar toplum kesimlerinde yeni bir parti ihtiyacı var. SP, mevcut haliyle bu toplum kesimleri için alternatif olmaktan uzak.

XXX

Yeni parti ihtiyacı varsa bu Sol/ Kemalist/ Ulusalcı/ Milliyetçi/ Muhafazakar/ Kürt Solu bir siyasanın ötesinde yeni bir anlayışa işaret ediyor demektir. Çünkü Yukarıdaki siyasaların temsilcileri var. Demek ki mevcut partilerin toplumu kucaklayıcı bir anlayışı yok..



Bu yazı 165 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI