Bugun...
Seni Tanıyorum!


Yusuf Yavuzyılmaz Fikir Zemini
yusufyavuzyilmaz@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 20-10-2018 21:13

1950 yılında sona eren tek parti faşizmini Cumhuriyetin altın dönemi olarak yad eden, İnönü'yü demokrasi kahramanı Menderesi vatan haini olarak gören, Cumhuriyet gazetesinden başka gazete tanımayan, eğitimin yüz karası olan köy enstitülerini kutsayan sahte demokrat olduğuna şahidim.

Sen, başörtülü bayanlardan nefret ettiğini söyleyen çağdaş bayan, din konusundaki cehaletini ve ikiyüzlülüğünü biliyorum. Savunduğun çağdaşlığın aslında kendinden başka bir düşünceye hayat hakkı tanımayan faşist bir totaliter ulusalcılık olduğunu biliyorum.

Sen eğitim sistemini yerden yere vurur sürekli şikayet ederken, üzerine düşen en küçük bir fedakarlıktan kaçındığını, bu topraklara ait değerlere oryantalist gözlükle baktığını, Cemil Meriç'in dediği gibi dinden değil İslam’dan nefret ettiğini biliyorum. Ulusalcılığı savunup, kendi ülkesindeki kültürel çoğulculuğu göremeyen, ikide bir halkın iradesini ve halkı küçümseyip Cumhuriyetin değerlerinin aşındırıldığını savunan öğretmen seni tanıyorum, bilinç-altında yatan totaliterizmi görüyorum.

Sen sürekli İslam’ın sade hayatı önerdiğini savunan, ancak tüketirken hiçbir sınır tanımayan, komşusunu ve fakirleri sofrasına davet etmeyen, düşünsel olarak Ebu Zer'i izlediğini söyleyen ancak pratikte Muaviye'nin izinden giden gösterişçi dindar seni tanıyorum.

Sen sürekli İslam kardeşliğinden bahseden gösterişçi dindar, bilinç altında yatan ve kendinden başka herkesi kafir ilan eden harici mantığın farkındayım, seni iyi tanıyorum.

Sen kadınlara İslam’ın verdiği haklardan bahseden geleneksel dindar, kızına eşini seçme konusunda baskı yaptığını, onun fikirlerini hiç sormadığını, hanımını insan yerine koymayıp dövdüğünü, sonra da ahlaktan yoksun biçimsel ibadetlerle kendini rahatlatmaya çalıştığını biliyorum.

Sen vatanını milletini sevdiğini savunan, ancak etnik konuda başkalarını aşağılayan bir faşizme kolaylıkla saptığını gördüğüm milliyetçi, savunduğun fikirlerle ülkeyi bölünmenin eşiğine getirdiğini göremeyecek kadar entelektüel derinlikten yoksun olduğunu biliyorum.

Sen bir yandan çağdaş değerlerden bahseden, sonra da Yılmaz Özdil'i büyük düşünür, Vural Savaş ve Yekta Güngör Özden'i hukukçu, Zekeriya Beyaz'ı müçtehit, Mustafa Balbay'ı gazeteci, İsmet İnönü'yü demokrasi kahramanı, Menderesi vatan haini sanan; seçilmiş iktidarı elindeki silahıyla engellemeye çalışıp halk egemenliğine meydan okuyan darbeleri savunan, dindar olduğunu savunup seçmeli siyer( Hz. Peygamberin hayatı) dersinin laikliği zedelediğini düşünen ulusalcı, seni tanıyorum. Senin üçüncü dünya Baascısı olduğunu, ulusalcılığı anti emperyalist diye yutturduğunu, dine karşı saygılı ifadelerinin altında Comte pozitivizminden etkilenerek oluşan bir nefretin olduğunu biliyorum.

Sen hanımına köle gibi davranan vandal ruh, Hz. Peygamberin hanımlarını hiçbir zaman şiddet uygulamadığını dinlerken sahte gözyaşı döken bir ruh hastasısın.

Sen kocana hayatı zindan eden feminist sahte dindar, seni tanıyorum. Senin, feminist tezlerin altında İslam’ın kadına yüklediği anne, eş ve kadın olmaktan uzaklaşmak istediğinin farkındayım.

Sen çalıştırdığı işçisine asgari ücreti çok gören, ancak Hz. Peygamberin "işçinin alın teri kurumadan ücretini ödeyiniz" hadisini duyunca sahte gözyaşları döken işveren, aslında sen bir emek hırsızısın.

Sen dini kendi çıkarların için araçsallaştıran sahte dindar; bu halinle dinin üzerinden kendine çıkar sağlamaya çalışan bir sahtekarsın.

Sen, dini devletin hayatından tamamen, insanların hayatından olabildiğince uzaklaştırmaya çalışan, sonra da gerçek dindar biziz diye retorik üreten ulusalcı Kemalist, seni ve yüzündeki kini de gördüm.



Bu yazı 410 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI