Bugun...
Allah’a İslam’ı Öğreten Seküler ve Laik Müslümanlar!


Cengiz Akalın Fikir Zemini
cengizakalin@gmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 24-11-2018 01:52

Çok az bilinen, çok az bilinmesi istenen, çok az hatırlatılan bir ayeti hatırlayalım: ‘De ki; siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Allah göklerde ve yerde olanları bilir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir’ (Hucurat suresi 16. ayet).

***

Lisanıhâl; insanın dile (lisan) getirmediği düşüncelerini, fikirlerini, isteklerini ve duygularını, hareket, davranış, tutum veya giyim kuşamıyla anlatmasına, yansıtmasına ve mesaj vermesine denir.

***

Allah, insanların ‘adam olması ve adam gibi yaşaması’ (adam olmak kadın-erkek cinsiyet meselesi değildir) için, hayatlarının sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarının her lahzasında geçerliliğini yitirmeden yaşaması gereken kurallar bütünlüğü vahyetmiştir.

Bu kurallar bütünlüğünün insan hayatına uygulanabileceğinin kanıtı olarak, bizim gibi insan olan Resulullah Hz. Muhammed (as) ve öncesinde benzer Resul ve Nebi’ler görevlendirmiştir ki, hiçbir insan, bu kurallar bütünlüğünün insanın dünya hayatına uymadığını veya uygulanamayacağını iddia etmesin.

Müslüman olduğumuzu iddia edenler olarak bizlere düşen de bu kurallar bütünlüğüne her zaman ve her yerde, bütün şart ve durumlarda uymaktır.

***

Şimdi, bu kurallar bütünlüğünün yani vahyin birkaç kuralını, sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel hayatımıza uygulayıp uygulamadığımızı sorgulayalım.

Uyguluyorsak, Müslüman olduğumuz iddiasında doğruyuz demektir.Uygulamıyorsak, Müslüman olduğumuz iddiasında yalancıyız demektir.

Uygulamadığımız hâlde, bir de Müslüman olduğumuz iddiasında bulunup,lisanıhâllerimiz ile Allah’a İslam dinini öğretmeye çalışıyorsak!

İşte, en büyük sorun budur. Bu durumda hem yalancıyız hem de Allah ile alay etmeyekalkışmışız demektir.(Haşa)

Allah’a İslam dinini öğretirken, konuşma organımız olan dilimizi kesinlikle kullanmıyor, yani dilimizle ifade etmiyoruz. Nasıl mı yapıyoruz? Allah’ın vahyettiği kurallar bütünlüğünübildiğimiz halde aksini uygulayarak ve bir de üzerine ‘Elhamdulillah Müslümanım’ etiketini vurarak, lisanıhâllerimiz ile ifade etmeye çalışıyoruz.

***

‘Allah’a İslam dinini öğretmeye çalışmak nasıl mı olur?’ diyorsanız, birkaç örnekle açıklamaya çalışalım:

ALLAH: ‘Yoksulu doyur. Yolda kalmışa yardım et. Borçluya mühlet ver. Sadaka ve zekâtvererek, toplumsal gelir dağılımında sosyal denge sağlansın ve bu şekilde malını temizle. Cimri olma, cömert ol ama savurgan olma...’ diyor.

Ama bizler; bizden isteyenlere ve muhtaç olanlara 'Allah versin’ diyoruz. Allah, bizim verip vermeyeceğimizi sınarken, biz Allah’a zengin olduğunu hatırlatıp, O’na akıl vermeye kalkışıyoruz.

ALLAH: ‘Hiçbir şekilde çalma. Ölçüde, tartıda eksiklik yapma...’ diyor. 

Ama bizler, ‘piyasada herkes bu şekilde işçi çalıştırıyor’ diyerek,işçilerimizin sigorta primlerini eksik yatırıyor, mesai, yol ve yemek ücretlerini tam ve zamanında vermiyoruz.

ALLAH: ‘Müslüman bayanlar başlarından aşağı, cinsellik uyandırmayacak şekilde örtünsünler’ diyor.

Ama bizler; ‘Ey Allah’ım,senin dediğin gibi örtünüp, devenin hörgüçleri gibi göğüs ve kalçalarımızı göstermezsek, erkekler bizleri beğenmez, evde kalırız’ diyoruz. Baştan aşağı örtünmeyi, ‘baş örtüsü yani saç kılı örtüsü’ şeklinde anlıyor, saç kıllarımızı örtüyor, ancak cinselliğimizi de olabildiğince gösteriyoruz.

ALLAH: ‘Faizin hiçbir türünü (bütün krediler dahil) yemeyin…’ diyor.

Ama bizler; ‘kira ödeyeceğime, faizli kredi çeker ev alır, kira yerine taksitlerini öder, ev sahibi olurum. Faizlikredi çekmezsem ev ve araba sahibiolamam ki’ diyoruz.

ALLAH: ‘Her zaman ve her yerde, isterse sizin veya anne- baba ve akrabalarınızın aleyhine dahi olsa adaletli olun, adaleti savunun ve adaletiidame ettirin…’ diyor.

Ama bizler; ‘Allah’ım, dediğin şekilde davranırsak hem nefsimize hem de menfaatimize aykırı davranmış oluruz’ diyoruz.

ALLAH: ‘Kâfir ve münafıklarlasosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel, her türlü şekildesavaşın...’ diyor.

Ama bizler; sabahtan akşama durmadan, en büyük düşmanımız olan batı medeniyetine yani İsrail’e, Avrupa’ya, Amerika’ya ‘Allah sizleri kahretsin’ diyerek beddua ediyoruz.

Allah, onların kahredilmesi işini bizlerin elleri ile gerçekleşmesini isterken, bizler işi Allah’a havale ediyoruz.

Aslında bizler yukarıdaki emirleri yapmayarak veya nefsimize ve menfaatimize uygun şekilde yaparak, lisanı hâllerimiz ile ne demişoluyoruz biliyor musunuz? (Haşa)

‘Ey Allah'ım; uymamız gereken bu kurallarbütünlüğünü Kur’an’da iyi güzel demişsin de…

Ama, gel gör ki bu zaman senin dediklerini yapmaya müsait değil. Bu zamanda şartlar değişti, sen bu zamanı bilmiyorsun.

Ey Allah'ım; Sen, merkez bankasının yapısını, reel piyasaekonomisini, finans sektörünü, bankanın nasıl işletildiğini, kredi faiz oranlarını, borsayı, gayri menkulpiyasasını, bilmiyorsun.Senin dediklerini yaparsak; banka kurup işletemeyiz, faiz oranlarını belirleyemeyiz.Sen, yatırım araçlarının neler olduğunu bilmiyorsun, senin dediklerini yaparsak, tahvil ve bono alamayız, ev alamayız, araba alamayız, altın, döviz alamayız, çocuklarımıza miras bırakamayız. Düşük faizli kredi çekip şirketi büyütemeyiz, zengin olamayız, tatile gidemeyiz.

Ey Allah’ım! Sen politikayı bilmiyorsun, içişleri ve dışişlerinde nasıl davranılacağınıbilmiyorsun. Siyasi parti nasıl kurulur ve yönetilir bilmiyorsun. Hükümet nasıl kurulur ve devlet nasıl yönetilir bilmiyorsun. Senin dediklerinle bugün devlet yönetilemez. (Laiklik)

Ey Allah’ım, sen de her şeyimize, ne giyip ne giymeyeceğimize kadar karışıyorsun, senin dediklerini yaparsak, modayı ve tesettür defilelerini takip edemeyiz ki!Hele birde savaşmaktan bahsetmişsin Allah’ım.Bu güzel hayat bırakılıp ta savaşılır mı?Zaten ömrümüz kısa, bırakta yaşayalım. Sen bizden daha güçlüsün ya. Sen git savaş!Sen bizdendaha zenginsin ya. Sen ver!Bizim dünyalık işlerimize karışma ama Müslüman olalım.(Sekülerizm)

Bak; tatile gideceğimize hem tatil hem de günah çıkarmak için, 10 kez umreye, 5 kez hacca gidiyoruz(aslında seni kandırmaya çalışıyoruz fakat sen bunun farkında değilsin). Senin dediklerini yapsaydık, zengin olup umre ve hacca gidemezdik değil mi? Senin dediklerini yapsaydık şirketi büyütüp, onlarca kişiye maaş veremezdik değil mi?’.(Kendini rızık veren sanıyor)

***

Şimdi kendimize şu soruyu soralım: Allah’a İslam dinini öğretmeye çalışanlardan mıyız?

Yine çok az bilinen, çok az bilinmesi istenen, çok az hatırlatılan bir ayeti hatırlayalım: ‘İnsan dünya hayatı boyunca başıboş bırakılacağını ve istediği gibi hareket edeceğini mi sanıyor’ (Kıyame Suresi 36. ayet).

Selametle.



Bu yazı 551 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI